Sihirli Aralık- Almanya’da Noel

Kışları benim İzmir’imden karanlık ve buz gibi olan Almanya’da gökyüzünde olmasa bile içimde parlayan yıldız gibi Noel yani Weihnachten. Sıcacık, rayihası yoğun, neşeli. Kasım ayında evler, dükkanlar ve sokaklar en güzel ve parlak bayramlıklarını giymeye başlarlar. Renk renk ışıklar, dekoratif ağaçlar, kağıtlar. Havada yükselen tarçın, anason, karanfil kokularının benim ruhumda karşılığı huzur, sağlık ve güven hissidir. 1 Aralık’dan başlayarak 24 gün boyunca Noel e doğru sayanlardan biriyim ben. Ve Alman Noel kültürünün sonuna dek tadını çıkarırım. Bu yazıda size bu geleneklerden bahsetmek istiyorum. Belki yazdıklarım içinizde karşılık bulur ve yolunuz Almanya’ya bir Aralık günü düşer.

Benim en çok sevdiğim aktivitelerden biri Weihnachtsmarkt denen Noel marketlerinde geçirdiğim akşamlardır. Yiyeceklerden el yapımı aksesuar, ahşap oyuncak, dekorasyon eşyalarının satıldığı stantları gezmeye bayılırım. Alman mutfağının en geleneksel tatlıları, yemekleri, ekmekleri taze taze yapılıp satılır, mis gibi kokar. Glühwein denilen sıcak şarap ve kinder punsch (sıcak ve baharatlı meyve suları) sert soğuk havada üşüyen vücudumu ısıtır. Her noel marketinde büyük bir çam ağacı kurulur ve göz kamaştıran şekilde ışıl ışıl ve görkemlidir. Şu an yaşadığım Dresden’de bulunan Noel marketi Striezelmarkt Almanya’nın en eski ve en ünlü Noel marketi. Her sene milyonlarca misafiri ağırlayan bu market 2019 yılında 585. yılını kutladı. 2020 yılında ise Korona pandemisi nedeniyle açılmadı. Kısmet bu seneye.

Striezelmarkt adını Stollen denen ve Dresden’ e özgü meyveli ve mayalı ekmekten alıyor. Türk mutfağında bir benzeri yok ama tat olarak paskalya çöreğini biraz andırıyor ve aşure mantığı ile her şeyden biraz içeriyor. İlk Stollen 1329 yılında Nauruburg rahibinin düzenlediği bir yarışma sırasında yapılmış. Rahip içerisinde maya, şeker, kuru üzüm, badem, şekerlenmiş limon kabuğu olan ve üzeri pudra şekeri kaplı bu ekmeği çok beğenmiş. Böylece bu tarif bir gelenek haline gelmiş. Bildiğim kadarıyla orijinal tarifte Katolik kilisesi izin vermediği için süt ürünü bulunmuyormuş, Prens Ernst ‘in papadan aldığı izin sonrası tarife tereyağ eklenmiş. Saksonya krallığında Noel zamanı 18 kg ağırlığındaki Stollen 8 usta pastacı ve 8 taşıyıcı tarafından saraya getirilirmiş. Dresden’ de kurulan Stollen Birliği tüm ihraç edilen ve yerli tüketimde olan stollenlarin kalitesinden sorumlu. Oldukça ciddi bir mesele Stollen. Ben haşhaşlı, cevizli gibi alternatif versiyonlarını sevsem de geleneksel tarifi her sene mutlaka alırım, ayrıca hediye ederim. Bu tip özel günlerde geleneksel tarafım ağır bastığından, orta çağ geleneğine uygun olarak ilk kestiğim dilimi ve son kalan dilimi sene içinde evime bereket getirmesi için saklarım. Böceklenmiyor! Ya da bilmiyorum, kendimi kandırıyor da olabilirim.

Noel yiyecekleri arasında dört gözle beklediğim diğer tatlılar ise başta spekulatus kurabiyesi olmak üzere lebkuchen ve baumkuchen kekleri. Bunların ortak özelliği her birine özgü bir baharat karışımından yapılmaları, farklı unlar kullanılması, farklı kaplama ve dolguların kullanılması ve belli bir şekilleri, motifleri olması. Mis gibi tarçın kokusu var hepsinin. Baharat karışımında ise oranları değişen şekilde tarçın, karanfil, anason, zencefil, rezene, kakule, kişniş ve muskat var. Bazen de karabiber. Alman mutfağı kekler ve ekmekler konusunda çok yaratıcı, sınırsız ve baştan çıkarıcı. Lakaplarından biri unlu kurabiye (butter cookie) olan ben (bu ismi bana veren Aslı ‘ya sevgiler), her Noel’de kurabiye kardeşlerimle sarmaş dolaş oluyorum. Arada içimde kurabiye savaşları çıkıyor, “bırak onu” ya karşı “beni al” savaşları… Bitmeyen ikilem, genişleyen ten, esneyen kıyafetler… Yine de “oh! şifa olsun ve afiyet olsun” demek geliyor içimden.

Kurabiye, kek ve ekmeklerle başlayan baharat ve meyve şekeri coşkusu içeceklerinde ruhuna işlemiş. Alman Glühwein’ini evde yapmak isteyenler için burada kendi denediğim tarifi paylaşmak istiyorum. Alternatif olarak alkolsüz versiyon olan Kinder Punsch olarak da adlandırılan sıcak meyve suyu tariflerini buraya bırakacağım. Püf noktalara uyulursa gayet lezzetli sonuçlar çıkacak. Glühwein’in bir diğer versiyonu ise Feuerzangenbowle. Feuer Almanca’da ateş demek. Peki bu içecekte yanan kısım ne? Yanan bir şeker somunu. Glühwein’i hazırladıktan sonra bir piramide benzeyen şeker somunu en az %54 alkol oranında rom ile ıslatılıp yakılıyor. Yanarak eriyen şeker ve rom Glühwein’in içine akıyor. Feuerzangenbowle insanların toplanıp yanan şekeri izlerken yiyip, içip, gülüp sohbet ettikleri bir sosyal etkinlik.

Ben, bu aralar ısrarla inkar etsem de, bir romantiğim. Benim kalbim rengarenk bir uçurtma gibi havaya süzülür ve özgürce uçar. Bu yüzden olsa gerek Adventskalendar yapmak beni çok mutlu eder, sevgimi ifade şekillerimden biridir ve bana hediye edilenlerde sevildiğimi çokça hissederim. Önce Advent nedir ondan bahsedeyim. Advent Almanca’da ve İncil’de “gelen” demek. 24 gün boyunca her pazar günü bir Advent olarak anılır. Yine Almanya’ya özgü cam ağaçları, çiçeklerden Adventskranz isimli bir çelenk yapılır. Mumların her biri sırayla pazar günü yakılır. Mumların her biri bir kavramı temsil eder; umudun ışığı, huzurun ışığı ve neşenin ışığı. Psikolog Robert Plutchik’in teorisine göre, neşe ve güven sevgiyi oluşturuyor. Öyleyse son olarak; sevginin ışığı. Tekrar Adventskalendar’ a dönelim. Ben ilk Adventkalendar takvimimi 2015′ de aldım. Her gün için irili ufaklı bir hediye düşünülmüş ve paketlenmişti. Ben her güne adanan bir hediyeyi açtım. Çok sabırsızlıkla ve heyecanla ertesi günü bekledim. Hala tüm hediyeleri tek tek hatırlıyorum ve hala bana zamanlarda verdiği özel olma hissini kalbimde taşıyorum. Bunun yanında bir de çikolatadan yapılan Adventkalendar hediye edilmişti bana. Kendim de kişiye özel şekilde bu takvimden hazırladım ve söyleyebilirim ki sevdiğiniz herhangi biri için yapılabilecek en keyifli etkinliklerden biri. Hediye yerine, burada artık konudan sapıp romantik hediye/aktivite önerilerine giriyorum çünkü yukarıda bahsettiğim uçurtma etkisi böyle bir şey, her gün için bir aktivite de yazabilirsiniz. Hem hazırlayan hem takvimi alan kişi çifte yaşıyorsunuz. Bu sene sevdiğim iki arkadaşım, (Sandra ve Bharath’a kocaman sevgiler) bana bir Herrnhutter yani Moravyali yıldız takvimi hediye ettiler. Yıldızın bir parçası her gün takvimden teker teker çıktı ve Noel günü yıldızım yandı. Bir epifani geleneği olan Hernnhutter’e ve sonrasına Noel’ e dair ikinci yazımda devam edeceğim .

Leave a Reply